BELLİKİ YAKINIMIZ YOK ALLAH TAN GAYRI
25/10/2008 · Kategori: Dini

Sırtımızı yasladığımız her şey bir gün bizi terkedip gidiyor..
Üstünde durduğumuz dallar kırılıyor, gemimiz rotasını kaybediyor..
Dalgalar hüzünle beraber kalbimizin limanına çarpyor..
Çarptıkça acı veriyor, güllerimize hazan dokunuyor..
Güneşe matem düşüyor, gözümüzün onu kararıyor..
Çok mu ümit bağlıyoruz bu dünyaya acaba?
Sırtımızı çok mu yaslıyoruz beşer-i duygulara..
Vakit, nakit... Zamanın anlamını unutuyor dimağımız..
Ölmeyecek gibi koşuşturuyoruz hayat yolunda..
ÖlÜm mü??!! Canım daha çok genciz,..(!)
Hayır mı yapacak mısım, yaparım daha..
Tevbe mi edecekmisim ederim daha..
Biz ölmeyiz sanıyoruz(!) hani genciz ya daha..
Halbuki genc iken toprağa giren sayısız insan var..
ölumü anmaktan kaçınıyoruz..
Huzursuz mu oluyoruz acaba..
Özgürlüğümüz mü bozuluyor her anışımızda...
Bazen, dünyada yaşlandığım
herşeyin bir gün beni terk ettiğini hissediyorum..
Yanlız kalıyorum yüreğimle...
Herkes yanımda, herşey var belki ama yanlızlığı yudumluyorum..
Ve Rabbim...
O`nun rahmetine sığınmak...
Secdenin manevi havasında boğulmak teselli ediyor O`nu anan gönülleri..
Yüreğinizi özgür bırakın...
Yürekler ancak ALLAH`a dayandıkça...
O`na güvendikçe özgürler..
Beşeri hersey birgün bizi terkediyor..
Seviyeli olsun dünyalık şeylerle ilişkilerimiz..
Sonsuzluğa bırakalım yüreklerimizi..
Sonsuzluk aşkına talip olalım inşaALLAH
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
BERAT GECESİ SORU CEVAP!
16/8/2008 · Kategori: Dini

Sual: Berat gecesinin önemi nedir?
CEVAP
Şaban ayının 15. gecesidir. Tefsirlerde Kur’an-ı kerimin, Levh-il-mahfuza bu gece indirildiği bildirilmektedir. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
(Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.) [Duhan 2,3]
(Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.) [Nesai]
(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]
(Berat gecesi göklerin kapıları açılır, melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler.) [Nesai, Beyheki, A, Münziri]
(Şükredici kul olmayayım mı? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü teâlâya arz olunur.) [Gunye]
(İlm-i yakîn ile biliyorum ki, günahım vardır. Günahım affedilmezse, sevaplarım da kabul edilmezse, hâlim nice olur diye korkumdan benzim sararıyor.)
CEVAP
Onbeşinci günü tutulur.
Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.
CEVAP
Hayır. Kader, ezelde Levh-i mahfuzda yazılmıştır. Sonradan bir şey yazılmaz. Yani, Levh-i mahfuzda olacak değişiklikler ve ömürlerin artması ve kısalması da, ezelde yazılmıştır. Allahü teâlânın kaderi, yani ezeldeki ilmi nasıl ise, Levh-i mahfuzdaki değişiklikler, ona uygun olur. (Tefsir-i Hazin)
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
MİRAÇ GECESİ VE NAMAZI
23/7/2008 · Kategori: Dini

Mirac gecesi namazi:
Receb-i Serifin 27 inci gecesi'ne musadif olan mubarek Leyle-i Mirac'da 12 rekat nafile namaz kilinmasi mustahsen gorulmustur.Her rekat'da Fatiha-i Serifeden sonra baska bir sure okuyacak 2 rekat'da bir selam vermeli ve sonra
100 kere"Subhanallahi velhamdulillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber"
100 kere istigfar ederek"Estagfirullah el azim"
100 kere Nebiyy-i Ekrem -sallalahu aleyhi ve sellem- Efendimize salat ve selam gondermelidir
"Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin
ve ala alihi ve sahbihi ve barik ve sellim"
Gunduzunde'de oruclu bulunmalidir.Masiyete dair olmaksizin yapilacak her duanin kabulu inayeti ilahiyyeden umulur.
DUALAR VE ZIKIRLER ( MAHMUD SAMI Ramazanoglu )
--------------------------------------------------------------------------------
Receb-i Serif ayinin 27 inci gecesi (MIRAC kandilinden) baslayip Saban-i Serif ayinin 15 inci gecesi (BERAT kandiline kadar) her gun okunacak Yasin-i Serif 'in beyani (okunusu):
Her gun okumaya baslamadan once
3 defa "Estagfirullah el azim" deyip 3 defa Ihlas-i Serif okunacaktir.
1.gun:Allah rizasi icin
2.gun:Rasulullah(S.A.V.)'in ruhaniyeti icin
3.gun:Aise-i Siddika (R.A.)'nin ruhu icin
4.gun:Fatimat'zzehra (R.A.)'nin ruhu icin
5.gun:Hz.Hasan ve Hz.Huseyin Efendilerimizin ruhlari icin
6.gun:Olurken can acisi duymamak icin
7.gun:Azrail'in ruhumuzu kolayca almasi icin
8.gun:Olumden kabre kadar suallerin kolay olmasi icin
9.gun:Munker-Nekir'in suallerinin kolay olmasi icin
10.gun:Kabrimizin nurlu olmasi icin
11.gun:Allah'in divanina guzel suratte varmak icin
12.gun:Terazide(Mizan'da)sevabimizin agir gelmesi icin
13.gun:Sirati kolay gecmek icin
14.gun:Mahser yerinde Ars'in golgesinde golgelenmek icin
15.gun:Cennet kapicisi Ridvan icin
16.gun:Nur'dan kaseler ve kevser'den icmek icin
17.gun:Cenab-i Allah'in cemalini gormek icin
18.gun:cennette salih dostlarla gorusmek icin
RABBIMIZ KABUL EYLEYE. (Amin)
--------------------------------------------------------------------------------
Saban-i Serif dualari:
Gunde en az 100 defa
10 gun "ya Latif celle Sanuhu"
10 gun "ya Rezzak celle Sanuhu"
10 gun "ya Aziz celle Sanuhu"
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrica Receb ayinin birinden itibaren Ramazan-i Serif'in sonuna kadar her gun 1000 kelime-i tevhid okumalidir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
REGAİP GECESİ
3/7/2008 · Kategori: Dini

Regaib Gecesi
Aziz ve sıddık kardeşlerim ve fedakâr ve sadık arkadaşlarım!
Evvelâ: Sizin, bu mübarek şuhur-u selâse ve içindeki kıymetdar leyali-i mübarekeleri tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer Leyle-i Regaib ve Leyle-i Kadir kıymetinde size sevab versin, âmîn. ( Kastamonu Lahikası, 84 )
Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur.
Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.
Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.
Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.
Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:
Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir. Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .
Ayrıca, "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: "
Regaib namazi:
Bazi rivayetlere gore Rasulullah Regaib gecesinde sukur icin 12 rekat namaz kilmistir.Bu namaz hakkinda Rasulullah'in soyle buyurduklari rivayet edilmistir:
"Receb ayinin ilk cuma gecesinin namazindan gafil olmayin.Bir kimse o gecede namaz kilsa Allah Teala'nin emriyle gelecek yila kadar melekler ona dua ederler."
Bir baska rivayette'de Rasulullah soyle buyurmuslardir:
"Bir kimse Receb ayinin ilk persembe gununu orucla gecirirse ve ondan sonra cuma gecesi 12 rekat namaz kilsa Allah Teala her rekatina mukabil makam-i siddik'da yuz kosk ihsan eder."
Regaib namazi nasil kilinir?
Leyle-i Regaib'den evvelki persembe gunu oruc tutulup aksam birkac lokma iftar edip aksam namazini edadan sonra iki rekat'da bir selam vermek uzere 12 rekat nafile namaz kilinacaktir.Her rekat'da Fatiha'dan sonra uc kere Kadir suresi ve 12 kere Ihlas suresi okunacaktir.Bir Kadir suresi ile uc Ihlas suresi'de okunabilir.Namaz tamamlandik'dan sonra 70 kere
"Allahumme salli ala seyyidine muhammedinin nebiyyil ummiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim"
sonra secde edilip secdede 70 kere
"Subbuhun kuddusun rabbuna ve rabbul melaiketi verruh"
Secdeden bas kaldirip otururken 70 kere
"Rabbigfir verham vetecevez amme ta'lemu inneke entel eazzul ekrem"
Tekrar secde edip yine 70 kere
"Subbuhun kuddusun rabbuna ve rabbul melaiketi verruh"
Sonra secdede iken dunyevi ve uhrevi ne haceti varsa Hakk-celle ve ala-Hazretlerinden niyaz edilecektir.Sonra secdeden basini kaldirip namaz ve duasi tamam olmus olur.
DUALAR VE ZIKIRLER ( MAHMUD SAMI Ramazanoglu )
Receb ayinda okunacak dua:
Receb-i Serif girdigi zaman Nebiyy-i Ekrem-sallallahu aleyhi ve sellem-soyle dua ederlerdi:
"Allahumme bariklena fi Recebe ve Sa'bana ve belligna Ramadan"
"Ey Rabbim! Bize Receb'i ve Saban'i mubarek kil ve bizi Ramazan'a ulasdir"
--------------------------------------------------------------------------------
Ayrica Receb ayinin birinden itibaren Ramazan-i Serif'in sonuna kadar her gun 1000 kelime-i tevhid okumalidir.
Receb-i Serif dualari:
Gunde en az 100 defa
10 gun "Subhanallahi Hayyil Kayyum"
10 gun "Subhanallahi Ehadis Samed"
10 gun "Subhanallahi Gafurur Rahim"
Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:
Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir. Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .
Ayrıca, "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: "
Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:
• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. [Miftah-ül-cenne]
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala]
• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir]
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
• "Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )'dan şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: "Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan. [Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.] [Saadet-i Ebediyye]
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî]
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler. [Ebû Muhammed]
• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin ( r.a) anlatır:
“Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, “Sen kimsin, durumun ne böyle?” dedim. O kimse dedi ki:
“Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı.
Bana, “Allahü Teâlânın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikâyet ediyorlar” dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, “Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden korunmak için, Allahü teâlâdan yardım dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup, Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, “Baba bedduasına uğramış kişi” derdi.”
Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?” buyurdu. O genç, “Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz. Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor.
HayırLı KandiLLer DiLer DuaLarınızı İstirham Ederim...SeLam Ve Dua İLe
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
ÇOK YALNIZIM
19/4/2008 · Kategori: Dini

~~*~~DEDİM Kİ, ÇOK YALNIZIM~~*~~
Dedim ki: "Çok yalnızım."
Dedi ki: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ
"Ben ki sana çok yakınım." Bakara-186
Dedim ki: "Evet biliyorum, sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedi ki: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ
الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
"Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret." Araf-205
Dedim ki: "Bu da senin yardımını ister."
Dedi ki: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ
"ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?" Nur-22
Dedim ki: "Tabii ki, beni affetmeni çok isterim."
Dedi ki: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ
"(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir." Hud-90
Dedim ki: "Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?"
Dedi ki: أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْعِبَادِهِ
"ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?" Tevbe-104.
Dedim ki: "Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı."
Dedi ki: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِالتَّوْبِِ
"ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve
kullarının tövbesini kabul edendir." Ğafir-2/3.
Dedim ki: "Bunca günahım var, hangisinin tövbesini yapayım?!"
Dedi ki: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا
"ALLAH bütün günahları bağışlayandır." Zümer-53.
Dedim ki: "Yani, yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?"
Dedi ki: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ
"ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur." Ali İmran-135.
Dedim ki: "Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum."
Dedi ki: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّالْمُتَطَهِّرِينَ
"Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever." Bir de "İlahım ve Rabbim, benim senden başka kimim var" dedim.
Rabbim de:
أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ
"ALLAH kuluna yetmez mi?" (Zümer-36) dedi.
Dedim ki: "Sen ki, beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
Dedi ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًاكَثِيرًا
وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا هُوَ الَّذِي يُصَلِّيعَلَيْكُمْ
وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ
وَكَانَبِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
"Ey iman edenler!
ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah - akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur.
Melekleri de, size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir." Ahzap-41/43.
Kendi kendime dedim ki:
"ALLAH'ım seni çok çok çok seviyorum."
selam ve dua ile kardeşim.....
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!
MEVLİD KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...
18/3/2008 · Kategori: Dini
MEVLİD KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...
Zulümler sığmazken dile sözlere, yaşlar akıyordu masum yüzlere, ümitler bitince hemen bizlere Amine hatun'dan gelişin varya...
Babanı gormedin bir gün başında, ne sırlar gizliydi kalem kaşında, annen'de göçünce altı yaşında, sokakta boynunu büküşün varya...
Babalar kızına zulüm yaparken, üzerine kum dagları kaparken, mekkeli müşrikler puta taparken, ALLAH BİRDİR deyip gelisin varya...
Bulut gölge yapar nurlu yüzüne, kumda görünmeyen ayak izine, Hasan'la Huseyin'i alıp dizine, kuzularım diye öpüşün varya...
Kimseye vurmazdın sille tekmeyi, meslek edinmiştin yokluk çekmeyi, hele yetimlerle azcık ekmeği, mubarek elinle bölüşün varya...
Çöllerden taife yürüdün yaya, müşriklerin kalbi kararmış kaya, parmağı kaldırıp gökteki aya, ortadan ikiye bölüşün varya...
Yetişemedik senin biz bu anına, hayranım sultanım şeref şanına, Cibrili eminle hak divanına, yedikat göklere çıkışın varya...
Ayırdılar seni mekke yurdundan, ALLAH emin kıldı çölün kurdundan, Ebu bekir ile dağlar ardından, nurlu medineye girişin varya...
Kurbanım diline seni övenin, bize gel dediler bütün sevenin, haneyi eyyup'te çöken devenin, asa ile üstünden inişin varya...
Uhut meydanında komut verilmiş, kılıçlar çekilip yaylar gerilmiş, pehlivanın biri şehit verilmiş, Hamza'nın başına gelişin varya...
Ne çetin olmuştur hendek savaşı, karnına bağladın üç tane taşı, günlerce yemeyip ekmeği aşı, hisseni ashaba verişin varya...
Kuru ekmek oldu ömrünce aşın, böylece tükendi altmış üç yaşın, Ayşenin bağrina yaslayıp başın, ümmetim diyerek gidişin varya...
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!
BALE SERBEST KURAN YASAK!
24/2/2008 · Kategori: Dini
Sen Allah'ın kelamının öğretilmesini yasaklayacaksın, engelleyeceksin, diğer yandan hertürlü melaneti öğrenmeyi serbest bırakacaksın, teşvik edeceksin.
Sonrada mevladan rahmet, bereket bekleyeceksin.
Kuran öğretimini 12 yaşından altında sakıncalı gören zihniyet, dans ve bale adı altında her türlü ahlaksız uygulamayı öğretmeyi çağdaşlık olarak kabul ediyor.
Bakın bale okulu ne diyor; ''Bale eğitimi 3-6 yaş grubuna yönelik baleye giriş dersleri ve 7 yaş üstü için akademik bale eğitimi şeklinde olup, başarılı öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı onaylı diploma verilmektedir.
Yeni başlayanlar fiziksel uygunluğu incelendikten sonra, daha önce bale yapmış öğrenciler ise seviyesi tespit edildikten sonra uygun sınıflara kabul edilirler.
Okulun eğitim kadrosu konservatuar mezunu ve Royal Academy of Dance'a kayıtlı, hocalık diploması almış öğretmenler ve çocuklarla iyi bir diyalog kurabilen ve onların her türlü sorunuyla ilgilenen uzman kişilerden oluşmaktadır.
Deneyimli öğretmenlerin verdiği bale eğitimi, üstün bir sanat zevki geliştirmenin dışında çocuğun sosyal ve fiziksel gelişimine de büyük katkıda bulunmaktadır.
Bale derslerinin piyano eşliğinde yapılması, öğrencinin müzikal açıdan gelişmesini sağlamaktadır.''
Çocuklar bedenlerini sergilemesi, beğenime sunması için 3 yaşında eğitime tabi tutuluyor.
Yetiştiriliyor ve iştahlı bakışlara sunuluyor.
Bale, müzik, dans dersleri ile küçük beyin ve bedenler sex, fuhuş ve hertürlü ahlaksızlığa hazır hale getiriliyor.
Kuran'ın öğretilmesine 12 yaş sınırı getirlimesine karşın, bu müesseselere hiçbir müdahele yapılmıyor.
Yapılamıyor denilirse daha doğru olur.
Yapıldığını düşünün laiklik elden gitmez mi?
Çağdışı bu uygulamaya biran önce son verilmeli ve çocukların bale, dans eğitimi yasaklanmalıdır.
Ya insanlar istediği tercihi yapmalarına olanak sağlanmalı, yada eşit olunarak bale ve dans kurslarında 12-15 yaş sınırlaması getirilmelidir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
TESETTÜR BAŞÖRTÜSÜ FARZDIR!
17/2/2008 · Kategori: Dini

Tesettür, başörtüsü farzdır...
İlahiyatcı yazar Mehmet Talu hocamızın kaleminden...
Müslümanların bu farzı yerine getirmesine engel olunamaz!
Soru: Kur’ân-ı Kerim’in muhkem âyet-i kerimeleriyle, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sabit olan kesin bir farzı inkâr eden, “Dinde böyle bir farz yoktur” diyen kimse ne olur?
Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.
Bazı gazeteciler, politikacılar bu konuda gülünç fetvalar veriyor, yoktur diyorlar. Din âlimlerinden oluşan ehliyetli bir heyete sorulsun, bakalım onlar ne diyecekler.
Bizim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tesettür konusunda iki fetvası vardır ki: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’ndaki ehliyetli din âlimlerinin verdikleri bilgi, fetva ve hükümlerden anlaşılacağı üzere: “İslâm dininde tesettür, kadınların başlarını örtmeleri vardır, farzdır.
Bu tesettür, yani örtünme ve kapanma:
1- Kur’an-ı Kerim ile,
2- Sünnet ile,
3- Ondört asırlık İcmâ-i ümmet ile sabit bir farz-ı ayndır, her Müslüman kadın ve kızın uyması gereken kesin bir dinî emirdir.
İslâm dini ile ilgili konular ehliyetli ve liyakatli din âlimlerine sorulur.
Kaldı ki, insaflı papazlar ve hahamlar bile İslâm’da tesettür, başörtüsü farzı olduğunu bilirler. Sadece bizim Diyanet’in fetvalarıyla yetinilmesin, başka İslâm ülkelerinin dinî otoritelerine, fetva merkezlerine, şeyhülislâmlıklarına da sorulsun ve mesele bir karara bağlansın...
Lâkin bizdeki birtakım gazeteciler ve politikacıların amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. İslâm’da böyle bir farz olduğunu pek iyi biliyorlar ama fitne fesat çıkartmak, demagoji yapmak, ortalığı bulandırmak için aksini iddia ediyorlar.
Evrensel insan haklarına saygılı ve bağlı olan herkesin, Müslüman da olsa, Hristiyan da olsa, Yahudi de olsa, Bahaî de olsa, inançsız veya agnostik de olsa; velhasıl hangi dine, inanca, düşünceye bağlı olursa olsun İslâm dininde tesettürün farz olduğunu kabul etmesi, Müslümanlara saygılı olması, onların din, inanç, inandığı gibi yaşayabilmek hürriyetlerini engellememesi gerekir. Dünyanın bütün, evet bütün medenî, ileri, hukuklu, insan haklarına saygılı ve bağlı demokrat ülkelerinde Müslüman kızlar, şayet aileleri veya kendileri öyle istiyorlarsa başörtülü olarak okullarda ve üniversitelerde tahsil görebilmektedir.
Sadece Fransa’da, resmî liselerde başörtüsü birkaç yıl önce anti-demokratik bir kanunla yasaklanmıştır.
Lâkin o ülkede özel okullarda, Katolik liselerinde, bütün üniversite ve yüksek okullarda başörtüsü serbesttir. Hattâ orada Müslümanların Özel İslâm liseleri veya kolejleri açmaları da yasak değildir ve böyle okullar açılmıştır.
Kur’ân-ı Kerim’in muhkem âyet-i kerimeleriyle, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sabit olan kesin bir farzı inkâr eden, “Dinde böyle bir farz yoktur” diyen kimse elbette kâfir olur.
Kâfir ise inkar eden, örten demektir.
Yâni dinin açık hükümlerini inkâr eden, bu inkârıyla dinden çıkan demektir.
Dinimizde tesettür hem erkekler, hem de kadınlar için vardır.
Müslüman kadınların tesettüründe başlarını örtmeleri kesin olarak vardır.
TC Diyanet işleri Başkanlığı’nın bu konuda iki fetvası bulunmaktadır.
Onlarda tesettürün Kitab ile yani Kur’ân-ı Kerim’le, Sünnetle, icmâ-i ümmetle farz olduğu delilleriyle anlatılıyor.
Kadınların ve kızların başlarını örtmelerinin, saçlarını ve göğüslerini kapatmalarının farziyeti hiçbir şüpheye meydan vermeyecek şekilde açıklanıyor.
Kaldı ki kadınların başlarını kapatmaları başka dinlerde de vardır.
Kiliselerdeki tasvirlerde yani resimlerde Hz. Meryem annemizin başı hep örtülüdür.
Başörtüsü Musevîlikte de vardır.
Bazı kimseler, Kur’ân-ı Kerim’de geçen cilbab, kadınların başlarını ve saçlarını değil, sadece göğüslerini örtmelerine yarayan örtüdür diyorlar.
Bunlar şazz, marjinal, yanlış, kasıtlı yorumlardır.
Müslümanlar bu gibi şazz görüşlere itibar etmez, bunlar onları bağlamaz.
Müslüman hanımların başlarını örtmeleri lâikliğe kesinlikle aykırı değildir.
Lâiklik din ile devletin birbirinden ayrılması demektir.
Devlet ve siyasî rejim dine karışamaz.
Böyle bir karışma insan haklarına ve hürriyetlerine aykırı olur.
Avrupa’da, anayasalarında lâiklik ilkesi bulunan ülkelerin üniversitelerinde başörtüsü serbesttir. Üniversitelerinde başörtüsünü yasaklamış medenî ve demokrat bir ülke evet dünya üzerinde böyle bir ülke yoktur.
Lâik bir rejimin parlamentosu din hakkında kesinlikle kanun çıkartamaz.
Böyle bir şey hem lâikliğe, hem de temel insan hak ve hürriyetlerine aykırı olur.
Dindar Müslüman kız öğrencilerin başörtüsü yüzünden yüksek tahsil haklarının engellenmesi ve kösteklenmesi bir zulümdür, bir insan hakları ihlâlidir, anti-demokratik bir uygulamadır.
Böyle bir yasağın hiçbir meşru dayanağı ve gerekçesi yoktur.
Başörtüsü yasağında direnenler medenî kimseler değildirler.
Bunlar Batıcı da değildirler.
Batıcı olsaydılar, başörtüsü konusunda Batı’daki uygulamayı ve özgürlüğü kabul ederlerdi.
Bazıları da, “Başörtüsü çene altından fiyonk yapılarak bağlanırsa buna rızamız vardır...” şeklinde konuşuyor.
Halbuki Müslüman kadın ve kızlar, kendileri nasıl istiyorlarsa öyle giyinirler ve örtünürler.
Tesettürün nasıl olacağı konusunda ancak ehliyetli ve icazetli din âlimleri fikir ve görüş beyan edebilir.
Türkiye’nin başörtüsü diye bir meselesi kesinlikle yoktur.
Bu mesele, bu kriz tamamen yapaydır, sun’îdir, bazı kimselerin bir bardak suda koparttığı fırtınadan ibarettir.
Başörtüsü serbest bırakılırsa lâiklik ilkesi kesinlikle tehlikeye girmez.
Gireceği iddiası safsatadan ibarettir.
Tesettür konusu yıllardan beri ülkemizde müzmin bir şekilde tartışılıp durmakta, her kafadan ayrı bir ses çıkmaktadır.
Şu anda ülkemizde dinî konularda doğru bilgi ve fetva verecek en selâhiyetli makam T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı’dır.
Başkanlığın tesettür ve başörtüsü konusunda geçmiş yıllarda verilmiş iki gerekçeli ve uzun kararı vardır.
l. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 3 Şubat 1993 tarihli kararı.
2. İmam-Hatip Liselerinde Okuyan Kız Öğrencilerin Kıyafetleri konulu 30.12.1980 tarihli karar.
Mehmet Talu
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
AŞURE GÜNÜ VE GECESİ
19/1/2008 · Kategori: Dini

AŞURE GÜNÜ VE GECESİ
Muharrem ayinin onuncu günü Asure günüdür. Muharrem ayi, Kur’an-i kerimde, kiymet verilen dört aydan biridir.
Muharremin birinci günü oruç tutmak, o senenin tamamini oruç tutmak gibi faziletlidir. Bir hadis-i serif meali söyledir:
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayinda tutulan oruçtur.) [Müslim]
Bu ayin en kiymetli gecesi de Asure gecesidir. Allahü teâlâ, birçok dualari Asure günü kabul etmistir. Hz. Âdem’in tevbesinin kabul olmasi, Hz. Nuh’un tufandan kurtulmasi, Hz. Yunus’un baligin karnindan çikmasi, Hz. Ibrahim’in ateste yanmamasi, Hz. Idris’in canli olarak göge çikarilmasi, Hz. Yakub’un, oglu Hz. Yusuf’a kavusmasi, Hz. Yusuf’un kuyudan çikmasi, Hz. Eyyüb’ün hastaliktan kurtulmasi, Hz. Musa’nin Kizil denizi geçmesi, Hz. Isa’nin dogumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göge çikarilmasi Asure günü oldu.
Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
(Asure günü Nuh aleyhisselamin gemisi, Cudi dagina indirildi. O gün Nuh ve yanindakiler, Allah’a sükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir sey yememisti. Allahü teâlâ denizi, beni Israil için, asure günü yardi. Yine Asure günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamin ve Yunus aleyhisselamin kavminin tevbesini kabul etti. Ibrahim aleyhisselam da o gün dogdu.) [Taberani]
Öteden beri Kureys de, Resulullah da Asure günü oruç tutardi. Medine’ye gelince de yine o gün oruç tuttu ve tutulmasini emretti. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud)
Medine’de asure günü oruç tutan Peygamber efendimiz, Yahudilerin de oruç tuttuklarini gördü. (Niye oruç tutuyorsunuz?) diye sordu. Onlar da, (Allah’in Israil ogullarini düsmanindan kurtardigi bir gündür, Musa bu günde oruç tuttugu için) dediler. Resulullah efendimiz de, Müslümanlarin bugün oruç tutmalarinin sebebini anlatmak için, (Ben Musa aleyhisselama sizden daha layikim) buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)
Bugün yapilacak isler:
1- Asure günü oruç tutmak sünnettir. Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
(Asure günü oruç tutanin, bir yillik günahlari affolur.) [Taberani]
(Asurenin faziletinden faydalanin! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, sehidler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavusur.) [Sir’a]
[Yalniz Asure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrasi ile tutmali!]
Peygamber efendimiz bir gün ögleye dogru (Herkese duyurun! Kim bugün bir sey yemisse, aksama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun! Bir sey yemeyen de oruç tutsun! Çünkü bugün Asure günüdür) buyurmustur. (Buhari)
Peygamber efendimiz, bugün bir hurmayi mübarek agzinda islatip çocuklarin agzina verirdi. Çocuklar, Resulullahin mucizesi olarak aksama kadar bir sey yiyip içmezlerdi. Bugün bazi hayvanlarin bile bir sey yemedigi bildirilmistir. Bir avci, Asure günü, bir geyik yakaladi. Geyik, yavrularini emzirip aksamdan sonra dönmek üzere, avcinin izin vermesi için, Resulullah efendimizden, sefaat istedi. Avci, geyigin aksama kalmadan hemen gelmesini isteyince, geyik, (Bugün Asure günüdür. Bugünün hürmetine yavrularimizi emzirmeyiz. Onun için aksamdan sonra gelmek için izin istedim) dedi. Bunu duyan avci, geyigi Resulullaha hediye etti. O da, geyigi serbest birakti.
2- Sila-i rahim yapmali. Yani akrabayi ziyaret edip, hediye ile veya çesitli yardim ile gönüllerini almali. Hadis-i serifte, (Sila-i rahmi terk eden, Asure günü akrabasini ziyaret ederse, Yahya ve Isa’nin sevabi kadar ecre kavusur) buyuruldu. (Sir’a)
3- Ilim ögrenmeli! Hadis-i serifte, (Asure günü, ilim ögrenilen veya Allah’i zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun ilmihal okumalidir. Ayrica Kur’an-i kerim okumali, kazasi olan kaza namazi kilmali. (Sir’a)
4- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i serifte, (Asure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud dagi kadar sevaba kavusur) buyuruldu. (Sir’a)
(Bugün asure ibadet) diye asure pisirmek günahtir.
Asurenin bugüne mahsus ibadet olmadigini bilerek, bugün asure veya baska tatli yapmak günah olmaz, sevap olur. Bu inceligi iyi anlamali. Tedavi niyetiyle sürme çeken bugün de sürmelenebilir. Hadis-i serifte, (Asure günü ismidle sürmelenen, göz agrisi görmez) buyuruldu. (Hakim)
5- Çok selam vermeli. Hadis-i serifte, (Asure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermis gibi sevaba kavusur) buyuruldu. (Sir’a)
6- Çoluk çocugunu sevindirmeli! Hadis-i serifte, (Asure günü, aile efradinin nafakasini genis tutanin, bütün yil nafakasi genis olur) buyuruldu. (Beyheki)
7- Gusletmeli. Hadis-i serifte, (Asure günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir) buyuruldu. (Sir’a)
[Bu sevaplar, namaz kilan ve haramlardan kaçan mümin içindir. Bunlara riayet etmeyen kimse, Asure günü, bir degil, defalarca gusletse, günahlari affolmaz.]
Hz. Hüseyin, 10 muharremde sehid edildi. O yüce imamin sehid edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve Hz. Hamza’nin sehid edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamberimiz, Hz. Hamza’nin sehid edildigi günün yildönümlerinde matem [yas] tutmadi. Matem tutmayi da emretmedi. Matem yasak olmasaydi, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
(Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kiyamette siddetli azap görür.) [Müslim]
(Iki sey vardir ki, insani küfre sürükler. Birincisi, birinin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktir.) [Müslim]
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
YILBAŞI TOPLUMSAL BİR İSYANDIR!!!
28/12/2007 · Kategori: Dini

YILBAŞI TOPLUMSAL BİR İSYANDIR
Açıklık-saçıklık ve fuhuş: Noel ve yılbaşı gecesinde kadın-erkek açık kıyafetleriyle dans etmek, dinimizin ahlâk ve hayâ esaslarına aykırı olup haramdır.
Ayrıca bu gecede eğlenmek adına yüzlerce genç kız bekâretini; hanımlar namus ve iffetini kaybediyor ve bunun dayanılmaz sonucu olarak fuhşun çirkef kollarına düşüyor.
Bu tür manzaraları her yılın ilk haftasında gazete ve haber programlarından içimiz sızlayarak izliyoruz.
Bu gecede; özellikle fuhuş ticareti yapanlar işbaşında oluyorlar.
Kendilerine sermaye kazandırmak için kollarını sıvamış, adeta avının üzerine atlamaya hazır bir aç kurt gibi masum ve cehaletinin kurbanı hanım yavrularımızı bekliyorlar.
İçki ve kumar: Bunlar, haddizatında hem dinî ve hem de millî hasletlerimizi kökten mahveden birer baş düşmanlardır.
Zira içki ve kumar bütün kötülüklerin anasıdır.
Yılbaşı gecesinde içki içmek ve kumar oynamak sanki bir matahmış gibi hareket etmek, o gün toplanarak içki ve sefahat âlemlerine dalmak, kumarın her çeşidiyle tam bir iflâs ve isyan bayrağı çekmek, kadınlı-erkekli, danslı-sazlı ve cazlı gayrı meşru ve gayrı-ahlâkî hareketlerle haram ve helâl demeden sermest olmak, insanlık ve Müslümanlık kurallarına sırt çevirerek bayağılaşmak ve adileşmek necib bir millete ve onun tarihine, bu vatan için canlarını feda eden atalarının ideallerine asla uygun düşmez.
Müslümanların bu günkü halini şair ne güzel dile getirmiş:
Bir elde kadeh! Bir elde Kur’an!
Ne helâldır işimiz, ne de haram!
Şu yarım yamalak dünyada,
Ne tam kâfiriz, ne de tam bir Müslüman!
Müslümana:
“Sen Hıristiyan mısın?” diye sorsan darılır.
Amma yılbaşında hindi, kaz; yemesine bayılır…
Çam deviren hindici, nasıl mümin sayılır…
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz:
“Batı, Batı” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!
Yaklaşınca her sene, öz yurdumda yılbaşı:
Yapılır milletime Frenkçe türlü aşı!..
Buna, ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı:
Müslümanız (!) onlarla, Noel de yapıyoruz.
“Batı, Batı!” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!..
ALLAH Müslümanlara intibahlar versin! Âmin.
Bu gecede binlerce gencimizin eğlenme uğruna uyuşturucu ve içkiye müptela hale gelmeleri büyük bir faciadır.
“Acaba tadı nasıl ?”
merakı ile başlanan uyuşturucu ve içki belası daha sonra yuvaların yıkılmasına, insanların komaya girerek genç yaşta ölmesine kadar uzanan acı bir serüven haline geliyor.
ALLAH Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Şarap, kumar, tapmak için dikilen taşlar (putlar), fal ve şans okları ancak şeytan işi birer pisliktir.
Bunlardan kaçının, uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.
Şeytan, içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, ALLAH’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister.
Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Mâide sûresi:90-91)
Ayet-i kerimede zikredildiği gibi içki-kumar bütün felaketlerin başlıca sebeplerinden ve ALLAH tarafından kesin olarak haram kılınan şeylerdendir.
Kumarda evini, arabasını, bütün servetini ve hatta hanımını kaybeden kumarbazları duymuşsunuzdur.
Kolay kazanma duygusunun verdiği heyecanla birçok kişiler yine bu gece büyük paralar kaybederek ve bunun sonucu olarak bunalıma girerek belki de canına kıymak için intihara kalkışacaktır.
Adı ne olursa olsun şans oyunu niteliğinde olan, emek veya sermaye riski taşımayan, sonunda oynayana kazanç veya zarar getiren zar, oyun kâğıtları, müşterek bahis gibi her türlü şans ve talih oyunları, büyük olsun küçük olsun hepsi kumar sayılmaktadır.
Çünkü dinimize göre helâl kazancın alın terine dayanması gerekir.
Böyle bir oyunu başlangıçta para koymaksızın eğlence ve vakit geçirmek için oynamak da inceliklerini öğrenerek kumara yol açacağı ve kişide kumar töhmeti doğuracağı için caiz olmaz.
Binaenaleyh Müslümanların bilmeden oynadığı ve bu sebeple durmadan günaha girdiği bir takım kumarlar vardır ki, bu oyunlar bilhassa yılbaşında oynandığı için izahına gerek görülmüştür.
Şöyle ki:
A- Millî ve millisiz bütün piyango biletleri, eşya piyango biletleri kumar olup bunları almak, satmak kesinlikle haramdır.
Bunlardan kazanılan para da gayr-ı meşrudur, haramdır.
Faiz, kumar, rüşvet, piyango v.b. haram yolla elde edilen gelirin cami, okul yapımında kullanılması veya vakıflara bağışlanması dinimize göre caiz değildir.
Haram kazanç ile hayır yapılamaz.
Bunların resmî kurumlar tarafından tertip ve organize edilmesi, himaye görmesi veya bir kuruluşun, herhangi bir kurumun menfaatine olması onun dinen meşru ve caiz olduğu anlamına asla gelmez.
Çünkü helal ve haram kılıcı sadece ALLAH Teâlâ’dır.
Bu hükmü hiçbir kimse, hiçbir kuruluş ve hiçbir merci değiştiremez.
Bunu inkâr eden kâfir olur. İnkâr etmeden uymayan da günahkâr olur.
B- Spor Toto, Spor Loto da bir kumardır. At yarışları ve diğer koşular birer sportif oyun oldukları halde, bunlardan hangilerinin kazanacağına dair girişilen paralı iddialar da yine birer kumardır.
C- Oynanan tombala, fırdöndü ve her türlü kâğıt oyunları ve neyine olursa olsun, hatta ucunda bir lokumuna veya bir çayına bile olsa, kumar kokusu bulunan tüm iskambil, dama, taş ve benzeri bilumum oyunlar kumardır.
Hepsi haramdır.
Hatta fukaha: Çocukların ceviz, badem ve yumurta oynamalarını bile kumardan saymışlardır.
(Âlûsî, Tefsir, Bakara:219; Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 2/765)
İşte bir Müslüman, böyle küresel bir isyan topluluğu içinde asla yer almamalı, bulunmamalıdır.
Müslüman, müslümanca yaşamalıdır.
Onun için biz o gün, diğer günlerden daha erken yatalım, ibadetimize daha düşkün olalım! Yatsı namazını camide cemaatle kıldıktan sonra hemen yatalım, bizim ışıklar sönsün.
Geceleyin teheccüd namazına kalkalım o gün, dörtte, üçte… “Ya Rabbi! Bu kâfirlerin, bu cahillerin yaptığı ile benim hiçbir alâkam yok! Ben onlara hiç razı değilim, onlar gibi de yaşamadım ya Rabbi! İçimizden bir takım beyinsizlerin işlediği günah yüzünden, batıl işleyenlerin yüzünden bizi, hepimizi helak edecek misin?” diye dua edelim!
Bol bol tövbe ve istiğfar edelim.
Sabah namazında mutlaka camide olmaya dikkat edelim.
Onların hiç bir şeyine uymamaya gayret edelim!
Kimsenin Noel ve yılbaşı gecesini kutlamayalım;
eğlencelerine, davetlerine katılmayalım; bu sebeple verilen hediyelerini almayalım;
içkili-kumarlı, haramlı-günahlı toplantılardan şiddetle kaçınalım;
evimize o geceye mahsus çerez, meyve almayalım; o gün için hindi kesmeyelim;
odalarımıza, dükkân ve mağaza vitrinlerimize çam ağacı dikmeyelim, yılbaşı süslemesi yapmayalım…
Gafil ve şaşkın ahalinin ıslah olmasına dua edelim.
Çocuklarımıza bu gecenin yabancı âdeti olduğunu anlatalım, müslümanca yaşamayı vasiyet edelim, abdestli olarak erkence yatalım, asla radyo ve televizyon açmayalım.
(İslâmî Radyo ve Televizyon olsa bile. Çünkü bir takım sözde İslâmî Radyo ve Televizyon kanallarının ne hale düştüğünü görüyoruz.
Onlar başlangıçta ne güzel şeyler söylemişlerdi.
Ahlâka, fazilete, edebe, terbiyeye uygun milli ve dini yayınlar yapacaklardı.
Bu maksatla ne paralar toplandı; dindar Müslüman kadınların bileziklerini, yüzüklerini, mücevherlerini bile aparttılar. Sonunda manzara ortada.)
Gece sahur vakti teheccüd namazına kalkalım, ALLAH Teâlâ’nın, bizi ve evlad ü ıyalimizi, nesil ve zürriyetlerimizi; küfürden, dalâletten, gaflet ve cehaletten korumasını; kahrına, gazabına uğratmamasını; hidayet üzere yaşatıp, iman-ı kâmil ile amel-i salih üzere can teslim etmeyi nasip buyurmasını, Ümmet-i Muhammed’e umumen rahmet eylemesini can u gönülden, ihlas ve gözyaşları ile talep ve niyaz edelim.
Dinimize, iman ve irfanımıza, öz kültür ve pak âdet ve ananemize sımsıkı sarılalım ki dünyada ve ahirette felah ve necat bulalım.
Hiç belli olmaz.
Rabbim korusun, ya o gece bir afet, şiddetli bir deprem olursa, halimiz nice olur?
Şehadetsiz, onun başında murt gideriz.
İnsanlar yaptıkları ve işledikleri haramlarla, tövbe etmeden giderse, işte onlarla haşr olacaklardır.
ALLAH korusun.
Rabbim, Sen büyüksün!
Sen yücesin!
Bizi ve tüm Müslüman kardeşlerimizi uyandır, hidayet ver.
Amin!
Mehmed Talu
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
« Önceki ::
Son Yazılarım
- Mustafa islamoğlu Ye-cüc ve Me-cücü de İnkar Ediyor!
- Mustafa İSLÂMOĞLU'nun Gerekçeli Meal-Tefsir Kitabında Bir Ây
- FİLİSTİNE YARDIM ZAMANI!
- İSLÂMIN BEŞ TEMEL ESASINDAN BİRİSİ
- NİKE Yİ BOYKOTA DAVET EDİYORUZ
- BELLİKİ YAKINIMIZ YOK ALLAH TAN GAYRI
- TERAVİH NAMAZI VE ÖNEMİ
- HOŞ GELDİN EYY RAMAZAN
- BERAT GECESİ DUASI!
- BERAT GECESİ SORU CEVAP!
- BİR DUA
- İBRET VESİKASI
- MİRAÇ GECESİ VE NAMAZI
- MODERN TESETTÜR REZİLLİĞİ!!!
- REGAİP GECESİ
- COCA COLANIN SON OYUNU
- ÇOK YALNIZIM
- ÖLÜLERİN TASARRUFU DİRİLERİNKİNDEN DAHA GÜÇLÜDÜR!
- MEVLİD KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN...
- ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANISINA
- ÖLÜ YADA DİRİ RABBİM DİLERSE ARASINDA BİR FARK YOKTUR!
- CEP TELEFONU
- BAKKAL AMCA BİR DİN VER BANA!
- HOCALI KATLİAMI (UNUTMAYALIM UNUTTURMAYALIM!)
- BALE SERBEST KURAN YASAK!
Kategorilerim
Arkadaşlarım
- aylin2
- 1984nilufer
- asfur
- abdulbaki
- afranur
- zahara
- ezelinur
- birlahza
- zerirem
- benmihrace
- dilderen
- dilefkar
- affeyleallahim
- ahirem
- fatimaa
- ahuzeren
- bilgimolsun
- mnelam
- cennetkokusu
- behluldana
- islamimedya
- allame
- allahbirdir
- azadgulu
- kitabooku
- beyzanur57
- mevlana1
- adriaticdinibilgiler
- nurbozkurt
- bennur76
- ahsenyar
- rukiyece
- asligibi
.jpg)